Meme kanserine yakalanan Ressam Zeynep Yazıcı'nın farkındalık oluşturmak amacıyla hazırladığı ve sosyal medya hesabından paylaştığı duygusal video izleyenleri hüzünlendirdi.

Müzisyen Kalben’in ‘Saçlar’ isimli şarkısı eşliğinde takma saç ve kirpiklerini çıkaran genç ressamın duygulandıran videosu kısa zamanda geniş kitlelere ulaşarak sosyal medyada gündem oldu.

Sosyal medyada olay olan videonun mimarı Zeynep Yazıcı, İhlas Haber Ajansı muhabirine videonun hikayesini ve hastalık sürecini anlattı. 6 ay önce meme kanseri olduğunu öğrenen Yazıcı, erken teşhisin önemli olduğuna dikkat çekerek, kendisini elle muayene ederken bir kitleye rastladığını ve bundan şüphelenerek doktora gittiğini anlattı.

İlk gittiği doktorun ısrarla kitlenin yağ bezesi olduğunu ve telaş edecek bir şey olmadığını söylediğini belirten Yazıcı, ikna olmadığını ve ikinci bir doktora muayeneye gittiği zaman kitlenin kötü huylu bir tümör olduğunu öğrendiğini kaydetti.

Hastalığın teşhisinin konulmasında önemli olan noktalardan birinin doktorun hastaya nasıl yaklaştığı olduğunu ifade eden Yazıcı, “Burada önemli olan iyi bir görüntüleme uzmanı, operasyonu yapacak iyi bir cerrah ve hasta. Üç kişi yolumuza devam ettik.

İlk öğrendiğim zaman aslında hiç üzülmedim. Benim görüntüleme uzmanım ‘vücudunda bir isyan çıkmış’ diye başladı konuya ve bana masal gibi anlattı. Onu hayranlıkla dinledim. Verdiğim tepki çok normaldi” diye konuştu.

Yazıcı, kanser olduğunu öğrendiği zaman çok heyecanlandığını ifade ederek, “Ben sanatçı olduğum için 'acaba kanserin bana geri dönüşümü nasıl olacak, ben neler üretebileceğim, bir kitap mı çıkartacağım, senaryomu yazacağım ya da resimlerim nasıl olacak?' diye düşündüm. Tek düşündüğüm buydu ve çok heyecanlıydım” şeklinde konuştu.

“Şarkı ‘Saçlar'dı ve benim peruğum birçok kadının saçlarından oluşmuştu”

Videoyu çektiği şarkıyı bir arkadaşının önerdiğini anlatan Yazıcı, videonun hikayesini şöyle anlattı:“Her şey bir arkadaşımın bana Kalben’in bir şarkısını göndermesiyle başladı. Şarkıyı dinlerken günlük rutin işlerimi yapıyordum.

Bunlar dışarıdan gelince makyajımı silmek, peruğumu çıkarmaktı. Şarkı ‘Saçlar'dı ve benim peruğum birçok kadının saçlarından oluşmuştu. Bu şarkıyı kendime o kadar yakın hissettim ki ‘saçlar bu kimin saçlar’ diyordu ve şarkının sözleri devam ettikçe ben aynanın karşısındaydım. Bunu da videoya çektim.

Aslında eski Zeynep’ten yeni Zeynep’e dönüşümdü. Çok güzel bir hanımefendiyken sonuç; saçlar ve kirpikler dökülmüş, kemoterapi süreci bitmiş fakat eski halinden eser kalmayan bir hale dönüşmüştü.

Bunu da zaten ben adım adım sosyal medyada takipçilerimle paylaşıyordum. Bu videoyu da sosyal medyadan paylaştım. İnanılmaz tepkiler aldı, çığ gibi büyüdü. Video yurtiçinden ve yurtdışından izlendi. Birkaç dakika içerisine aslında ben 6 ayı sığdırmıştım.”

“Oğlum uzun saçları olan güzel annesinin adım adım farklı bir kadına dönüştüğünü izledi”

Tedavi sürecinde aile desteğinin önemine dikkat çeken Yazıcı, 10 yaşında bir oğlu olduğunu ve en zor görevin ona düştüğünü söyledi. Oğlunun uzun saçları olan güzel annesinin adım adım farklı bir kadına dönüştüğünü izlediğini dile getiren Yazıcı, “Çok büyük bir olgunlukla karşıladı.

Çünkü ben ona sadece fiziksel görünümümün dönüşeceğini aşıladım ve buna hazırlıklıydı. Sevgisini benden hiç esirgemedi. Birde en zor kısım anne ve baba. Bir evlat olarak anne, babaya bu durumu nasıl açıklarsınız? Bunda çok zorlanmıştım ama onlar benim bu durumu atlatacağımı biliyorlardı.

Bu yüzden belli etmediler bana. Mutlaka içlerinde büyük fırtınalar kopmuştu. Eşim yurtdışında çalışıyordu ama uzakta olsa da desteğini hiç esirgemedi. Aile çok önemli, yalnız olmamak çok önemli. Ailem, dostlarım hep yanımda oldular” şeklinde konuştu.

“Bu hastalığın çözülmesindeki en büyük sır insanın kendisinde”

Yazıcı, kanser hastalarına da önerilerde bulundu. Hastaların yüzlerinden gülümsemeyi eksik etmemeleri gerektiğini söyleyen Yazıcı, “Aslında olay çok basit. Hepimiz uzun bir yolun içindeyiz. Bu yolda yürürken irili ufaklı taşlar karşımıza çıkıyor.

Benim yaptığım şey sevdiklerimin elinden tuttum, o taşı da cebime aldım yoluma devam ediyorum. Ne sosyal yaşantımdan, ne psikolojimden, ne sanatımdan hiçbir şeyden fedakarlıkta bulunmadım. Yoluma devam ettim. Bu hastalığın çözülmesindeki en büyük sır insanın kendisinde.

Lütfen kendinizi önemseyin. Ben bugün sizlere bu mesajları verebiliyorsam bu tamamen erken teşhisle alakalı. Benim hayatımı erken teşhis kurtardı. Lütfen kendimizi önemseyelim” ifadelerini kullandı.