'Varsa yoksa AB dememeli Şanghay 5’lisi niye olmasın'


+1

Reklamı Geç


'Varsa yoksa AB dememeli Şanghay 5’lisi niye olmasın'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Şanghay Beşlisi içerisinde niye olmasın? Bunu Sayın Putin ve Nazarbayev’e de söyledim. Sayın Putin, ‘Bunu değerlendiriyoruz’ gibi bir ifade de kullandı.” dedi.

'Varsa yoksa AB dememeli Şanghay 5’lisi niye olmasın'
Bu içerik 112 kez okundu.

Nuri ELİBOL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, aralık ayı içerisinde ABD’yi ziyaret edebileceğini belirterek, ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump ile bir görüşme yapabileceğini söyledi. AB ile ilişkileri de değerlendiren Erdoğan, Türkiye “Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği dememeli. Benim kanaatim bu...

Mesela, Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın? Bunu Sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay Beşlisi’nin içerisinde olanlara da söyledim” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan ve Özbekistan ziyaretlerinin ardından dönüş yolunda gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Erdoğan’ın sorulara verdiği cevaplar şöyle:
¥ İngiltere’de Brexit yaşanırken, bizim de AB ile ilişkilerimiz yeni döneme girdi. Bu konuda son durum nedir?
Brexit bana göre güzel bir tevafuk oldu. Yani, Avrupa’da diğer ülkelerde bu tür şeyler olabilir... Fransa’dan da sesler geliyor... İtalya’dan geliyor. Geçenlerde bizimle ilgili Dışişleri Bakanları bir araya geldiler. Önce hırsla bir araya geldiler.

Daha sonra Avusturya’nın dışında hiçbirisi Türkiye ile müzakerenin dondurulması şu olması, bu olması noktasında fikir beyan etmedi. Bu tabii önemli bir şey. Mesele şu: Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. “Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği” dememeli...

Mesela, “Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu Sayın Putin’e olsun, Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay Beşlisi’nin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şangay İş Birliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dâhil oldu... İran da girmek istiyor.

Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması hâlinde, yani Türkiye’nin Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.

Latin Amerika ülkelerine vize serbestîsi var, ama Türkiye’yi hâlâ oyalayıp duruyorlar. Geçen gün arkadaşlarla da konuştuk. Yıl sonuna kadar oldu, oldu... Yoksa biz bu geri kabulü falan, bu dosyayı kapatalım... Mülteciler için 3 milyar avroyu bu yıl için haziran itibarıylı vereceklerdi. Vermediler.

Bunu da bize vermiyor zaten, mülteciye veriyorlar. Dolaylı yoldan veriyorlar. Konuştuk ve en sonunda “Kızılay’a bu işi aktaralım, onun üzerinden mültecilere gelsin” dedik. Güya bir protokol... Ama uygulama yok...

Artık 11’inci aydayız. Yıl sonu geliyor. Güya ikinci bir 3 milyar avro da söz konusuydu. Şimdi onu da ne yaptıklarını göreceğiz. Gördükten sonra bu konuda da kararlı bir şekilde adımımızı atmış olacağız.

¥ AB’den hiç yumuşama sinyali almıyor muyuz?
Yani, öyle şeyler yapıyorlar, söylüyorlar ki, bunları anlamak mümkün değil. Bir bakıyorsunuz kuyruğu dik tutma derdindeler, bir bakıyorsun yelkenleri indirivermişler. Türkiye için hiçbir zaman hayırlı rüya görmediler. Pek görmeye de niyetleri yok.

Zaman zaman şahsıma hakaretler, ülkemizde fikir özgürlüğü olmadığı, hak ihlalleri iddiaları... Almanya’da, Fransa’da, Belçika’da teröristler kol geziyor ama bu tür şeyleri umursamıyorlar.

Ya da Belçika’nın, Ermenilerin soykırım iddiasını kabul etmedi diye bir milletvekiline partisinden atılmanın yolunu açacak kadar özgürlüklerden uzak olduğu unutuluyor. Mahinur Hanım’la ilgili yaptıkları işin izah edilir bir yanı var mı? Bunların özgürlük anlayışı bu kadar işte.
TRUMP’LA GÖRÜŞEBİLİRİM
¥ Dolarda anormal bir yükseliş var. İnsanlar “Bu iş nereye kadar gidecek” diye merak içindeler. Yorumunuz nedir?

 ABD’deki yeni yönetimin işbaşına gelmesiyle birlikte burada olumlu bir gelişme olacağı kanaatindeyim. Çünkü, yeni yönetim faiz politikalarında bizimle aynı istikamette düşünüyor. Aralık ayı içerisinde belki ABD’ye gitmemiz söz konusu olabilir.

Chicago’da Amerikalı Müslümanların yıllık buluşmasına katılma ihtimalim var. ABD’ye gidecek olursam, eğer ayarlanabilirse, Sayın Trump’la da bir görüşme yapabiliriz. Bu yeni süreçte döviz kurunun o baskıcı durumundan sıyrılmak mümkün olabilir;

faizin bu acımasızlığı karşısında gelişmekte olan ülkelerin, az gelişmiş ülkelerin dolar kurundaki yüksek rakamlardan kurtulmuş olur diye düşünüyorum.
MİLLET NE DERSE O
¥ Başkanlık ya da Cumhurbaşkanlığı konusundaki Anayasa değişikliğiyle ilgili ayrıntılar netleşti mi?

Şu anda iki lider görüştü. İki partinin belirleyeceği arkadaşların hazırlanan taslak üzerindeki çalışmasının olacağını biliyoruz. O çalışma sonrası liderler tekrar bir araya gelmek suretiyle nihai kararı verecekler. Parlamentoya getirecekler.

Bütün mesele parlamentodan 367’nin çıkması... Olmazsa tabii 330 önemli. Bu durumda temenni ederim ki bu iş millete gider.
¥ Cumhurbaşkanlığı sisteminde yardımcı sayısı bir mi, iki mi olacak?
O konuda görev yasama organının. Yasama organından çıkacak neticeye göre halkımız oylamasını yapacaktır.
¥ Suriye’de son durum nedir? El-Bab konusunda YPG ile karşı karşıya gelmemiz söz konusu olabilir mi?
El-Bab’a 2 kilometrelik bir mesafe kaldı. Öncelikle Afrin’in güneyinden orada bir El-Bab’la arayı kapatma gibi bir gayretleri var. Bizim de Özgür Suriye Ordusu’nun, tamamıyla El-Bab’a girip oradan Batı’ya değil Doğu’ya, Menbiç’e yönelmesini istiyoruz.

Çünkü, Menbiç’ten PYD ve YPG’yi çıkarmak gerekiyor. Bu kararlılık görülünce ABD, “Tamam, buradan PYD ve YPG çıkacak” dedi. Bu sözün tutulmasını bekliyoruz.


¥ Rusya ile normalleşme süreci, beklentiniz doğrultusunda ve hızda mı yürüyor?
Şu anda fena değil diyebilirim. Çünkü, bu bir normalleşme süreci. Her şey bir anda olmaz. Zaten 5-6 Aralık gibi Sayın Başbakanımız Rusya’ya resmî ziyaret yapacak.

O ziyarette de bu konular gündeme gelecektir. Ardından 2017’nin ilk çeyreğinde Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantısı yapılacak.


¥ Güneydoğu için önemli bir teşvik paketi açıklandı. Ancak, bölgeye yatırım için bir harekete yol açmadı. Yatırımcıları oraya yönlendirmek konusunda bir adım atmak gerekiyor mu?
Bölgeye yatırım çok çok önem arz ediyor. Fakat bir gerçek daha var. Şu anda hükûmet, devlet, yıkıma uğramış yerleri ihya etmenin gayreti içerisinde. O ihya, inşa hareketi bir bitsin, vatandaş da yeni yapılan evlerine yerleşirse, ondan sonra normalleşme süreci özgüveni artırır.

O zaman yatırımcı oraya belki de çok daha rahat girme şansını yakalayacaktır. Mesela şimdi yeni bir adım atıldı. Herhangi bir esnaf tehdit neticesinde kepengini indirirse cezai müeyyideye uğrayacak. Çünkü bu iş sadece güvenlik kuvvetlerinin değil ki. Vatandaşlarımız da direnmeli; kendisini tehdit edenlere, “Kapatmıyorum” diyebilmeli. Esnafı geneli böyle bir tavır sergilerse, onlar gelip de “Kepengi indir” diyemez.
BYLOCK HİKAYE DEĞİL

 

¥ 15 Temmuz’dan sonra hükûmet ve bürokratlar FETÖ’yle tam anlamıyla mücadele verebiliyor mu? Mücadele hangi noktada? Bu sıkıntı ne zaman atlatılabilecek?
 17-25 Aralık ile 15 Temmuz iki farklı süreç. Zaten 17-25 Aralık sürecinde tüm arkadaşlarımız bizi tam anlamış olsaydılar 15 Temmuz belki olmayabilirdi. Fakat anlayamadılar. Anlayamadıkları gibi bu alçaklara o dönemde toz kondurmayan; onların böyle kötü niyetlerinin olmadığından bahseden arkadaşlarımız da vardı.

15 Temmuz, bahsettiğimiz arkadaşların da bunları tanımalarını sağladı. Onlar da, insanlarımızın çoğu da bunların ne olduklarını anladı. Peki hâlâ bunu anlayamayanlar yok mu? Var... Hâlâ karşıda muhalif olarak, rakip olarak duranlar yok mu? Onlar da var.

Mağduriyet iddiasıyla, bazıları özellikle MİT’i yıpratmanın gayreti içerisindeler. ByLock meselesinin aslında hikâye olduğunu ileri sürenleri kastediyorum. ByLock hikâye değil, bal gibi de var... MİT bunu ortaya çıkarınca, hepsi iyot gibi ortaya çıktı. Deşifre oldular.

Kim kimdir öğrenildi. Yüzde 10’luk bir hata payı bile olsa, yapılan iş neticesinde çok ciddi kişiler yakayı ele verdi. Bu onları ciddi manada rahatsız etti. MİT’in bu husustaki başarısı attığı adım, onları ciddi sıkıntıya soktu.
Ha, deniliyor ki 100 bine yakın görevden alınma var. Belki daha da fazla olacak. Suç işleyen bedelini ödeyecek.

Mesela, Doğu Almanya ile Batı Almanya’nın birleşmesi sırasında 600 bin kişiyi görevden aldılar. Onlar yaptığı zaman oluyor da bizde böyle bir adım atıldığı zaman niye rahatsız oluyorsunuz? Bize geliyorlar yurtdışından, “Bu kadar kişi görevden alınıyor, doğru mu, şöyle mi, böyle mi?” diye soruyorlar. Biz kararlı duruyoruz. “Kusura bakmayın. Siz bizim iç hukukumuza karışamazsınız” diyoruz.


¥ Bazı askerlerin NATO’dan sığınma talebinde bulunduklarına dair haberler çıktı...
 Sığınma talebinde bulunanların sayısı o kadar yüksek değil. Bir teröristi, terörist askeri, darbeci askeri NATO’nun içinde nasıl istihdam edebilirler? Böyle bir şeyi yapamazlar. Bunların peşindeyiz, iadelerini istiyoruz. Mesela Yunanistan’a kaçanların iadelerini istedik.

Çipras, “15-20 gün içinde neticelendiririm” demişti. Maalesef kaç 15-20 gün geçti. Hâlen bekliyoruz. Benzer bir durumda biz geciksek, biz onlara karşı böyle yapsak, kıyameti koparırlardı.
DARBECİ KALMAYACAK
 Kolay değil, ordumuzun içerisinde 300 bin civarında subay, astsubay muvazzaf kadromuz var. FETÖ’yle bağlantılı olanları ordu ve emniyette elbette barındırmayacağız. Mesela kimileri bana diyor ki, “Askerî liseler kapatılmamalıydı” Kendilerine izah ettim, “Kusura bakmayın.

Bu darbe sizin kurduğunuz askerî liselerden çıktı. Onlar harp okullarına girdi, oralardan çıktı” dedim. Şimdi askerî değil de düz liseden gelen generallerimiz yok mu? Genelkurmay başkanımız yok mu? Necdet Paşa (Özel) düz liseden gelmedir.

Hulusi (Akar) Paşa düz liseden gelmedir. Askerî liseleri kapattık ama, harp okullarının ihtiyacını diğer liselerden karşılıyoruz. Havuz geniş ve bu havuzda farklı eğitimler söz konusu olduğu için bana göre bakış açıları da farklılaşacak. Tek düze bir bakış olamayacaktır. Tek tip insan olmayacaktır. Bu demek değil ki disiplin, düzen olmayacak. Uymayanlarla gerektiğinde pekala ilişik kesilebilir...

METROBÜSTEN ÇOK MEMNUNLAR

Türkiye, Pakistan’a toplu ulaşım alanında önemli destek veriyor. Ülke, Türkiye sayesinde metrobüsle tanıştı. Pakistan’daki toplam metrobüs hattının uzunluğu 30 kilometre. Albayrak Grubu tarafından verilen metrobüs ve halk otobüsü hizmetinden günde ortalama 400 bin (360 bini metrobüs) yılda ise 130 milyon yolcu yararlanıyor. Erdoğan, Pakistan halkının metrobüs hizmetinden dolayı çok mutlu olduğunu ve Türkiye’ye çok teşekkür ettiğini söyledi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Donald Trump'tan Flaş Rusya Açıklaması!
Donald Trump'tan Flaş Rusya Açıklaması!
İran'ın resmi para birimi değişiyor
İran'ın resmi para birimi değişiyor