Al Jazeera’ye bilgi veren İdlib’deki muhalif kaynaklara göre, Türkiye’nin desteklediği muhalif grupların İdlib’den ayrılmasının ardından Rusya ve Suriye rejiminin İdlib’e yönelik operasyon düzenlemesi bekleniyor.

İdlib’e operasyon hazırlığı 

Rejimin kontrolünün bulunmadığı İdlib, Şam'ın Fethi Cephesi'nin en güçlü olduğu bölge. Örgüt, birkaç ay önce Nusra Cephesi olan adını değiştirmiş, bağlı olduğu El Kaide ile olan ilişkilerini de kestiğini duyurmuştu. Nusra Cephesi, Türkiye, Rusya, ABD ve birçok Avrupa ülkesinin terör örgütleri listesinde bulunuyor. 

Halep’te Rusya ve rejimin aylar süren bombardımanının ardından birkaç kilometrekarelik alana sıkışan muhalifler ve siviller, Rusya ve Türkiye’nin arabuluculuğuyla sağlanan ateşkes sonrası 15 Aralık itibariyle İdlib’e gönderilmişti. Tahliyeler sürerken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Suriye Özel Temcilsi Staffan De Mistura, rejimin İdlib’e de operasyon düzenlemesinden endişe ettiklerini söylemişti.
 
20 Aralık’ta Moskova’da bir araya gelen Türk, Rus ve İranlı dışişleri bakanları, birkaç konunun yanı sıra terör örgütleriyle mücadele konusunda da uzlaşma sağladı. Bu üç ülkenin de terör örgütü kabul ettiği iki grup var: DAEŞ ve Nusra Cephesi. Türk yetkililer, Halep’ten sonra sıranın İdlib’e geleceği endişesiyle Halep’ten ayrılan siviller için İdlib’in dışında, Türkiye sınırında çadırkentler kurdu.
 
Reuters’a konuşan İdlibli kaynaklar da, son iki günde Rusya’nın İdlib civarındaki hava bombardımanını artırdığını söyledi.

İdlib’den Fırat Kalkanı'na

Tahliyeler sırasında Halep’ten çıkarak İdlib’e giden muhalif kaynakların Al Jazeera’ye verdiği bilgiye göre Rusya ve rejim, Türkiye’nin talebi üzerine şu an için İdlib’e yönelik büyük bir bombardıman yapmıyor.
 
Türk yetkililer, son tahliyelerin de 22 Aralık günü tamamlanmasıyla birlikte İdlib’deki muhalif savaşçıların ve ailelerin isimlerini aldı. Nusra Cephesi dışında kalan muhalif gruplar burada ayrıştırılarak aileleriyle birlikte yarından itibaren Türkiye’ye geçmeye başlıyor. Aileler Türkiye’deki barınma merkezlerine yerleştirilirken, muhalif savaşçılar Cerablus ve Çobanbey üzerinden Fırat Kalkanı Operasyonu’na dâhil olacak.
 
El Bâb’da acil ihtiyaç olması sebebiyle bu muhaliflerin birkaç gün içinde Suriye'ye geçerek operasyona katılması planlanıyor. Halep'ten tahliye edilen bazı komutanlar Türkiye'de koordinasyon için çalışmaya başladı.
 
Nureddin Zengi birlikleriyle Türkmen Mehmed Fatih, muntasır Billah ve Sultan Murad Tugayları’na mensup bu muhaliflerin sayısının 300'ün üzerinde olması bekleniyor. El Bâb’da savaşan yaklaşık iki bin kişilik Özgür Suriye Ordusu mensubunun çoğunluğu da bu tugaylara dâhil olan ve farklı bölgelerden gelen muhaliflerden oluşuyor.

Bayırbucak için de Fırat Kalkanı formülü

İdlib’e yönelik yoğun bombardımanın başlaması halinde, Hatay sınırında bulunan Türkmendağı ve Bayırbucak bölgesindeki Türkmenlerin de tek çıkış yolu Türkiye sınırı olacak. İdlib bölgesindeki muhaliflerden gelen desteğin kesilmesi ihtimalini değerlendiren Türkmenler, Türk yetkililerle birlikte Fırat Kalkanı Operasyonu’na dâhil olma ihtimâlini değerlendiriyor.

Menbic için henüz bir planlama yapılmadığını belirten muhalif kaynaklar, El Bâb’da kış şartlarında daha yavaş ilerleyebildiklerini, biraz daha zaman alacak olan operasyonun tamamlanmasının ardından diğer bölgelerle ilgili çalışmaların başlayabileceğini söylüyor.