DEAŞ'ın Türkiye'ye yönelik eylemler yapan diğer örgütlerle ilişkileri bir bir ortaya çıkıyor. Aralarında hiçbir ilişki olmadığı dillendirilen DEAŞ ile PKK/PYD arasındaki ilişki bölgesel denklemin değişimi ile birlikte gün yüzüne çıkıyor.

Mahalli kaynaklardan alınan bilgilere göre, Musul'un batısındaki Sincar Dağı bölgesinde muhtemel harekatlara yönelik yeni kışla ve mevziler inşa eden PKK, Irak'ın sınır köylerinden yaklaşık iki bin DEAŞ destekçisi ve sempatizanını kendi saflarına kattı.

DEAŞ'TEN DEVŞİRDİLER

Yeni Şafak'a değerlendirmelerde bulunan Ninova Aşiretleri Meclisi Sözcüsü Muzahim el Huveyt, PKK'nın operasyonlar süreci ile birlikte "DEAŞ" örgütü unsurlarını ve destekçilerini saflarına katma bağlamındaki çabalarını yoğunlaştırdığını belirtti.

El Huveyt, PKK'nın şu ana kadar -çoğu daha önceleri bölgedeki DEAŞ unsuru ve yöneticisi olan- 1836 silahlı Arap'ı saflarına kattığını ifade etti. El Huveyt, "Buna göre PKK saflarına katılan bu kimseler onlarca terör eylemi gerçekleştirmelerinin ardından bölgeden kaçtılar ve PKK'ya katıldılar" dedi.

KÜRT YÖNETİMİNİ HEDEF ALABİLİRLER

PKK'nın Şengal dağında olası bir uluslararası operasyona hazırlık yaptığına dikkat çeken Ninova İl Meclisindeki Kürt bloğunun Başkanı Seydo Çeto Heso ise, "PKK daha fazla savaşçı konuşlandırmak için Şengal (Sincar) Dağı'na daha fazla kışla ve askeri mevzi kurdu" dedi.

Heso, PKK bu süreçte hem uluslararası hem de bölgesel denklemi gözeterek Bağdat ve Şii güçlerinden aldığı destekle bölgede kalıcı olmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Bölge halkını rahatsız eden bu süreçten başta Ezidiler olmak üzere herkesin rahatsız olduğunu ifade eden Heso, PKK'nın meşru Kürt yönetimine dahi hedef konumuna getirebileceği uyarısında bulundu.

Ayrıca, "PKK'nın Sincar Dağı'ndaki yeni kışla ve mevzileri, Sincar Dağı'nda yaşamakta olan ve DEAŞ nedeniyle hala evlerine dönemeyen göçmenlerin hayatı açısından tehlike arz etmektedir" dedi.