Antalya'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik hazırlanan iddianamede, FETÖ'nün, kendi yurt ve evlerinde kalan öğrencilere sahte sosyal medya hesapları açtırarak, hükümet aleyhine mesaj atılması talimatı verdiği kaydedildi.

Antalya Başsavcıvekili Sinan Tür'ün 35'i tutuklu, 15'i hakkında yakalama kararı bulunan 50 sanık hakkında hazırladığı iddianame, Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in de sanık olarak yer aldığı iddianamede, 5'i davacı 22 kişi de müşteki olarak yer alıyor.

İddianamede, İstanbul, Isparta, Ankara, Diyarbakır, Gaziantep, Malatya, İzmir, Şanlıurfa, Kocaeli, Konya, Van, Antalya merkez ve Manavgat ilçesi olmak üzere 12 ilde 15 Nisan-1 Eylül 2016 tarihlerinde 2 aşamalı olmak üzere eş zamanlı operasyonlar düzenlendiği anımsatıldı.

Örgütün kuruluşlarından olduğu belirtilen Hasan Fatma Şahin Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfındaki aramalarda, öğrencilere ait çok sayıda dokümanın ele geçirildiği kaydedilen iddianamede, FETÖ'nün, kendi yurt ve evlerinde kalan öğrencilere hükümet aleyhine twit atmaları yönünde telkinde bulunduğu vurgulandı.

İddianamede, özelikle 17-25 Aralık sonrasında birden fazla sahte sosyal medya hesabından hükümet aleyhine, cemaat lehine mesaj atılması yönünde talimatlar verildiğine dikkati çekildi.
 
Örgüte öğrenci kazandırana çeyrek altın

Örgütün evinde kalan üniversite öğrencisi M.C.K, iddianamedeki ifadesinde,17-25 Aralık sürecinde "Harun" ve "Yavuz" isimli kişilerin kendilerine birden fazla sahte Twitter hesabı açtırılması yönünde talimatı verdiğini anlattı.
 
İddianamedeki ifadelerine göre, M.C.K, örgüt üyelerinin kendilerinden Twitter'da sahte hesap açarak Paralel Yapı lehine mesaj atmalarını istediklerine işaret etti. M.C.K, "Bizden Twitter hesapları açarak gündemle ilgili Paralel Yapı hakkında mesaj atmamız istendi ancak ben herhangi bir hesap açmamıştım. Evde kaldığım dönemde bize Fetullah Gülen cemaatine 3 kişi kazandırana da çeyrek altın verileceğini Harun isimli abi söylüyordu." ifadelerini kullandı.
 
"Bölge talebe mesulü abileri" diye bilinenlerin, 3-4 evden sorumlu kişiler olarak belirlendiğini aktaran M.C.K, bunların evlerin giderleri, öğrencilerin para verip vermedikleri ve ev abilerinin verdiği çetelelerin takibi, çıkan burslardan öğrencilere verilen kısımları talebelere ya da ev abilerine dağıtılması ile 10-15 günde bir evlerde sohbet düzenlemesi gibi görevlerinin bulunduğu da kaydetti.
 
M.C.K, fakülte abilerinin, burada okuyan öğrencileri zaman zaman bir yerlerde toplayarak aktiviteler yaptırdığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: "Bölge talebe mesulü abilerin sohbet düzenleme görevleri de vardır. Büyük bölge talebe mesulü diye bilinen şahıslar bölgelerden sorumludur. Bu şahıslar fakültelerden ve bölge talebe mesullerinden sorumludur. Burs alacak kişilerin tespitini yapar, hangi öğrencinin nerede kalacağını belirlerler ayrıca mezun olan öğrencilerin tayin oldukları ya da iş buldukları yerlerdeki abileri yönlendirmekle de sorumludurlar."
 
"Gülen lehine twit atın" telkini
İddianamede ifadesine yer verilen öğrenci V.K. da sürekli "Fetullah Gülen lehine twit atın." telkininde bulunulduğuna değindi.
 
V.K, ifadesinde şunları kaydetti: "Evde kaldığım süre içerisinde 17-25 Aralık muhabbetlerinden sonra ev abisi U.Y. bize sahte Twitter hesapları açarak Başbakan ve hükümet aleyhine twit atmamızı, Fetullah Gülen lehine twitler atarak sosyal medyada algı oluşturmamızı söylemişti ancak ben herhangi bir hesap açmadım. İsmail isimli ev abisi 17-25 Aralık sürecinde ev öğrencilerine sahte Twitter hesapları açmalarını Fetullah Gülen cemaatine destek olacak mesajlar atmamızı istedi."
 
İddianamede ayrıca Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamına 9 Aralık 2015'te elektronik posta ihbarında bulunan bir kişinin ifadesine de yer verildi.
 
İhbarcı, ifadesinde, Uluslararası Antalya Üniversitesinde öğrenim gören ve bu kurumdan burs alan yabancı uyruklu öğrencilere, FETÖ/PDY'ye ait Hasan Fatma Şahin Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfına ait burs evrakını doldurmaları için baskı yapıldığı, doldurmak istemeyenlerin ise bursun kesileceği yönünde tehditle baskı gördüğünü vurguladı.
 
İddianamede, öğrencileri tehdit edenlerin FETÖ içinde faaliyet gösterenler olduklarına işaret edilerek, öğrencilerin ifadelerinde üniversite tarafından verilen bursun kesilmesi ve okuldan atılmaktan korktukları için mecburen bu formları doldurduklarını anlattıklarına dikkati çekildi.
 
İhbarı yapan kişinin, kendisinin herhangi bir mağduriyetinin söz konusu olmaması nedeniyle ifade vermek istemediği, olayların kendisini rahatsız etmesinden dolayı ihbarda bulunduğu bilgisi de iddianamede yer aldı.