Sağlık Bakanlığının İdlib'deki kimyasal saldırıya ilişkin  açıklamasının, Rusya tarafından eleştirildiğinin hatırlatılması üzerine  Çavuşoğlu, Türkiye'ye gelip tedavi olan kişiler üzerinde kimyasal silah  kullanılıp kullanılmadığını incelemenin sağlık Bakanlığının görevi olduğunu  vurguladı.

Kimyasal silahın kullanımı konusunda kimsenin tereddüdü kalmaması için  soruşturmanın yapılması gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, Kimyasal Silahların  Önlenmesi Örgütünün bu anlamda objektif bir görev yaptığını ifade etti.  

Çavuşoğlu, kendilerinin de Türkiye olarak bu kuruluşun görevini yapabilmesi için  Türkiye'ye gelip, buradan da bölgeye geçmesini sağladıklarını söyledi. Böyle bir kurum raporunu hazırladıktan sonra buna kimsenin itiraz  etmemesi gerektiğini belirten Çavuşoğlu, bu konuda incelemelerin tamamen hassas  bir şekilde yapılıp, en sonunda da dünya kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini  kaydetti.

 Çavuşoğlu, "Bizdeki bilgilere göre Esed rejiminin kullandığı açık ve  nettir ama tüm dünyanın bunu görüp kabul etmesi gerekiyor. O sebeple sadece  Türkiye 'bizdeki bilgiye göre' veya başka bir ülke 'bizdeki bilgiye göre' dediği  zaman farklı tartışmalar oluyor. O zaman uluslararası bir örgütün bu raporu  hazırlayıp herkesle paylaşması gerekiyor." dedi.

ABD'nin Suriye'nin başkenti Şam'ın güneyini vurmaya hazırlandığı  iddialarıyla ilgili Çavuşoğlu, böyle bir bilginin ellerinde olmadığını bildirdi.  Çavuşoğlu, ABD'nin şu anda herhangi bir yeri vuracağına yönelik bir bilgi veya  istihbaratın  bulunmadığını söyleyerek, şunları kaydetti:

"Biz diyoruz ki; hiç bunlara gerek olmadan, bir an önce siyasi çözüm  gelsin, geçiş hükümeti iş başına gelsin, artık Esed'den bu ülke kurtarılsın, ülke  seçime hazırlansın, DEAŞ ve El Nusra gibi örgütleri de temizleyelim Suriye'den.  Artık Suriye'nin geleceğiyle ilgili kararı Suriye halkı versin."

 RAKKA OPERASYONU!

 Rakka operasyonuna ilişkin bir soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, sayısı az  da olsa Münbiç'te hala YPG unsurlarının bulunduğunu anımsattı. Münbiç'in çok büyük bölümünün Arap olduğunu dile getiren Çavuşoğlu,  bölge halkının sadece yüzde 2'sinin Kürt olduğunu, bunun da önemli bölümünün YPG  tarafından sürgüne gönderildiğini, YPG dışında bölgede Kürt kalmadığını  vurguladı.

Çavuşoğlu, "Bu şartlarda halen Münbiç'te bir Türk askeri operasyonu  mümkün mü? ABD, Rakka'da eğer PYD/YPG ile Türkiye olmaksızın operasyonda ısrar  ederse Türkiye'nin tepkisi ne olacak?" sorusuna karşılık,  Türkiye'nin tepkisinin  ne olacağının ABD'li muhataplarına iletildiğini hatırlattı.

Mevlüt Çavuşoğlu, "Suriye'nin geleceği için bu tür iş birlikleri çok  tehlikeli ve risklidir. Suriye'nin birliği ve bütünlüğünü de sağlamaz. ABD'nin,  sadece Rakka'yı temizlemekle değil Suriye'nin geleceğini planlamakla yükümlü  olduğunu da bilmesi lazım. Bilmemiz lazım. Bunu da hep birlikte başarmamız lazım.  Terör örgütleriyle değil." ifadelerini kullandı.

 ERBİL YÖNETİMİ TUZAĞA ÇEKİLDİ...

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bayrağının Kerkük'te bazı  karakollara da asıldığı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu,  konuyu yakından takip ettiklerini kaydetti. Çavuşoğlu, Erbil yönetiminin burada bir tuzağa çekildiğini belirterek,  "Erbil yönetiminin bu tuzağa düşmemesi gerekiyordu. Irak, şu anda bir terör  örgütüyle mücadele ederken böyle bir fırsatçılık da doğru değil. Barzani  yönetiminin bu tür tuzaklara düşmemesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

ANLAŞMALAR GÖZDEN GEÇİRİLECEK

 Avrupa Birliği (AB) ile vize muafiyeti sürecine değinen Çavuşoğlu, bu  konuda şartların yerine getirilmesi noktasında henüz mutabakat sağlanmadığını  anımsattı. AB'nin terörle mücadele kanunlarında değişiklik yapılmasını  istediğini, ayrıca AB'ye göre 4 kriter konusunda da adım atılması gerektiğini  dile getiren Çavuşoğlu, "Dört kriterde AB ile aşağı yukarı anlaştık, mutabakat  sağladık.

Terörle mücadele kanunlarında ise şu anda herhangi bir adım  atamayacağımızı söyledik. 'Bu kadar terör örgütüyle mücadele yaparken,  Türkiye'nin bu mücadelesini zafiyete düşürecek veya halkımızda öyle bir hissiyat  oluşturacak bir adım atmamız mümkün değil' dedik." ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, söz konusu 5 kriterle ilgili ne yapıp yapmayacaklarını  yazılı olarak AB'ye vereceklerine dikkati çekerek, "Vize serbestisi, göç  anlaşması ve geri kabul anlaşması birbirine bağlantılı anlaşmalardır, üçünün  birden uygulanması gerekiyor.  AB'den olumsuz cevaplar alırsak o zaman tüm bu  anlaşmaları gözden geçirmek veya askıya almak da en doğal hakkımızdır." şeklinde  konuştu.

  RUSYA İLE İLİŞKİLER

 Çavuşoğlu, Rusya'dan charter uçuşları konusunda bir sıkıntı yaşandığı  yönünde haberlerin hatırlatılması üzerine herhangi bir sıkıntının söz konusu  olmadığını söyledi. Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı  Vladimir Putin ile görüştüğünü ve ikili, bölgesel ilişkilerin yanı sıra bu konuyu  da muhatabına sorduğunu aktaran Çavuşoğlu, "Geçen sene böyle bir sıkıntıyı  yaşadık bu üzücü hadiseden sonra ama Rus dostlarımız Türkiye'ye, Antalya'ya tatil  yapmak için gelmek istiyor.

Bizim de görevimiz insanların rahat bir şekilde gelip  güven içinde tatilini geçirmesi, mutlu şekilde Antalya'dan ayrılmasıdır." dedi. Çavuşoğlu, Rus turistlerin geçen sene farklı ülkelere gidince, doğal  güzellikler, hizmet kalitesi gibi konularda Türkiye'nin kıymetini bir kez daha  anladıklarını ifade etti.

Ruslarla sağlık turizmi konusunda da iş birliği yapmak  istediklerini dile getiren Çavuşoğlu, geçen hafta bu konuda yapılan fuarda, Rus  sigorta şirketlerinin Rus vatandaşlarının Türkiye'de tedavisi için çok sayıda  sözleşme imzaladığını anlattı.  Bakan Çavuşoğlu, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek başkanlığında bir  heyetin 18 Nisan'da Rusların daveti üzerine Moskova'ya gideceği ve ihracatın  önündeki mevcut engellerin kaldırılmasına yönelik görüşmeler yapacağı bilgisini  de verdi.

YÜZDE 60 OLUR

Anayasa değişikliğine yönelik pazar günü yapılacak halk oylamasına  ilişkin de değerlendirmede bulunan Çavuşoğlu, iyi bir sonuç alacaklarına yönelik  temennisini dile getirdi. "Yüzde 60'ın üzerinde bir sonuç bekliyorum." diyen  Çavuşoğlu, yeni sistemin demokratik kurumları güçlendirdiğini söyledi.

Bazı Batı basını ve siyasetçilerinin bu konudaki tutumunu eleştiren  Çavuşoğlu, bu kişilerin tavırlarının, İslam ve Türkiye karşıtlığının bir tezahürü  olduğunu belirtti. Çavuşoğlu, "Onların desteklediği PKK, YPG, DHKP-C, FETÖ, DEAŞ  gibi tüm hainler ve terör örgütleri de onlarla kol kola olmuşlar, bu referandumda  'hayır' çıkması için çalışıyorlar. Milletimiz de bunu görüyor." ifadelerini  kullandı.