Hukuksuzluk Cenneti
Şemsettin KARACA (Cahil Köşe)

Hukuksuzluk Cenneti

  Uzun zamandır yazmıyorum, aslında hiç isteğim de yok bu kadar iğrençlik varken ne yazılır ki? Yine de Gündeme uygun,”yürü ağam yürü paşam” ya da “savaş isteyen saray” tarzı bir şeyler yazmak yerine iyi niyetle önemli olduğunu düşündüğüm bir konuda bir eleştiri hatta öz eleştiri diyebileceğim bir yazı yazdım,umarım kırmamışımdır.

 

Ahlaksızlık,hukuksuzluk,alçaklık ve ihanete devlet eliyle hiç bu kadar tolerans gösterildiğini hatırlamıyorum,görmedim.Ama sanki okudum ya da duydum.Belgeseller filmler ve tarihi belgelerden.Osmanlının son dönemiyle yani dağılmadan hemen önceki haline ne kadar da benziyor bu yaşananlar.

 

Üstelik örnek aldığımız,yarım kalan direnişini tamamlıyoruz dediğimiz Abdulhamit hanı anlamaya anlatmaya yoğunlaşmışken.?Gayri müslimler o zamanki gibi Cumhuriyet tarihinde hiç olmadıkları çoğunlukta mecliste,demokratik haklar savsatasıyla hukuk askıya alınmış önüne gelen istediğine sövüp saymakta.

 

Aşağılık güruhlar yine o zamanki gibi kitleleri özellikle ünversite gençliği ve işçi kesimini galeyana getirerek alçak hedeflerine kanalize etmekte ama devlet “HUKUK DEVLETİ” olmanın gereği? ile sadece seyretmekte.İçerden ve dışardan inanılmaz bir basınçla bu ülke ve toplumun temellerine saldırılmakta ama Hükümet yetkilisi birkaç şahıs ve C.Başkanı dışında hiç kimsenin kılı kıpırdamamakta.
 

7 Hazirandan hemen sonra AK Parti’ye “yanlış liste” şeklinde alçak tavır alıp burun kıvıranlar dayattıkları listelerin ürünü şahıslar istediklerini tıkır tıkır yerine getiriyor olsa gerek tuzlarının kuruluğunun tadını çıkarıyorlar,afiyet?olsun.

 

 Danışmanlık müessesesinin faydası olsa gerek,vatandaştan devletine iletilmek üzere yola çıkan arz u haller yolda ya kaybolmakta ya da tamamen tersi olarak makam ve mevkilere ulaştırılmakta.

 

Sendikalar ve bazı Bakanlık bürokratları el ele vermiş önümüzdeki dönemde işçi kesiminde hükümete karşı inanılmaz bir enerji birikmesi yaratmakta ama hükümet yetkilileri buna karşılık anlaşılmaz bir körlükle asgari ücret zammını çalışanların başına kakıp durmakta,taşeron konusunda ise keyifle martıları seyretmekte.

Terör ve dış politikada yaşananlar toplumun büyük bir kesimini devletine daha güçlü bir bağ ile bağlarken,devletin toplum kesimleri arasında adaletsiz ve umursamaz tavrı ile bu kesim kendini dışlamış hissetmekte,büyük bir kırgınlık ve güvensizlik yaşamakta.

 

Tabiri caizse “Biz bağrımıza taş basarken…” diye başlayan cümleler çoğalmakta.Toplumdaki bu ruh halinin manipülasyona son derece açık olduğu,önümüzdeki dönemlerde tekrar yakılması muhtemel fitne ateşine bilerek veya bilmeyerek bu kitlelerin de odun yapılabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.Derhal önce parti içi daha sonra bakanlıklar ve tüm devlet kurumlarında sıkı bir hizmet denetimi başlatılmalı,tepede arzu edilen ile vatandaşa yansıyan arasındaki uçurum o zaman görülecektir.

 

Özetle planlanan politikalar şu veya bu sebeple uygulamada sonuç vermemekte,Hükümet edenler belki gündemin yoğunluğundan belki de yanlış yönlendirmelerden çoğu durumdan bi haber durumdalar.Karşınızda olanlar tüm gayretiyle size abanmışken bunca yıldır yanınızda duranlara sırt çevirdiyseniz kaybetmeye şimdi başladınız demektir.Denetim,denetim,denetim…

 

  Son olarak bir seçmeniniz olarak,basın,akademi,iş,bürokrasi ve siyasette ve dahi sıradan vatandaş bile olsa, bu ülkenin birlik ve bütünlüğüne halel getirecek herhangi bir eylem ve söylemde bulunana tolerans gösterene hakkımı helel etmediğimi bilmenizi isterim.Hukuk Devleti diyerek,ülkeyi hukuksuzluk cennetine çevirmeye hiç kimsenin hakkı yok..!! Hukukunuzu ona göre oluşturun.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Ahmet Hakan: Keşke Hakan Peker kelle paça içseydi
Ahmet Hakan: Keşke Hakan Peker kelle paça içseydi
Mustafa Keser: 20 yıl sonra Türk müziği mort olur!
Mustafa Keser: 20 yıl sonra Türk müziği mort olur!