CHP'nin iptal başvurusuna Erdoğan'dan tepki!


+1



CHP'nin iptal başvurusuna Erdoğan'dan tepki!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin referandumun iptal edilmesiyle ilgili başvurusuyla ilgili konuştu. Erdoğan, "AYM ve AİHM'in yetki alanında değil. YSK'nın kararı kesin bu iş bitti. Millet iradesine saygısızlık hakkın yok" dedi.

CHP'nin iptal başvurusuna Erdoğan'dan tepki!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1923'te Türkiye'nin  rejim sorununun hallolduğunu ve cumhuriyet rejimine geçildiğini belirterek,  "Ondan sonra zaten böyle bir sorun söz konusu değil ama artık bir sistem meselesi  vardır. Yeni yönetim sistemiyle ilgili bir adım atıyoruz. 14-15 yıllık tecrübeyle  böyle bir sistem değişikliğiyle Türkiye'yi çok daha ileri seviyelere taşıma  imkanını yakalayacağımıza inandık." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, halk oylaması sürecinde, yapılan düzenlemeyle  ilgili bir rejim-sistem kavgası yapıldığını anımsatarak, sürekli olarak gerek  meydanlarda gerek Parlamentoda, hükümet yetkililerinin, "Bunun bir rejim meselesi  olmadığını" dile getirdiğini vurguladı.
 
Erdoğan, "1923'te zaten Türkiye'nin rejim sorunu hallolmuş ve  cumhuriyet rejimine geçilmiştir. Ondan sonra zaten böyle bir sorun söz konusu  değil ama artık bir sistem meselesi vardır. Yeni yönetim sistemiyle ilgili bir  adım atıyoruz. 14-15 yıllık tecrübeyle böyle bir sistem değişikliğiyle Türkiye'yi  çok daha ileri seviyelere taşıma imkanını yakalayacağımıza inandık." ifadesini  kullandı.
 
Geçmişte de Türkiye'de liderlerin birçoğunun bu eksikliğin farkında  olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bakıyorsunuz işte rahmetli (Süleyman) Demirel'de  bunu görüyorsunuz, rahmetli (Necmettin) Erbakan'da bunu görüyorsunuz, rahmetli  (Turgut) Özal’da bunu görüyorsunuz, aynı şekilde bunu Alparslan Türkeş'te  görüyorsunuz.

Aynı şekilde bu konuda Muhsin (Yazıcıoğlu) beyin yine birçok  açıklamaları olmuştur. Mesele insan meselesinden öte bir yönetim sistemini  değiştirmek suretiyle Türkiye'de kim yüzde 50 artı 1'i yakalarsa, onunla birlikte  bu ülkede bir sıçramanın çok daha hızlı bir yükselişin olması. Yani muassır  medeniyetler seviyesinin üstüne eğer çıkacaksak ancak bu şekilde çıkabiliriz."  dedi.
 
Erdoğan, Türk milletinin bunu kabul ettiğini, referandumda anayasa  değişikliğine yaklaşık yüzde 51,5 oy oranıyla "Evet" dediğini vurgulayarak,  sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Şimdi bundan sonraki süreç 2019 kasımda atılacak adımdır. Bu arada  işte biliyorsunuz partili cumhurbaşkanına dönüş noktasında, cumhurbaşkanının  partisine dönüşüne imkan verecektir.

Bir diğer yön de Hakimler Savcılar Kurulu  ile alakalı olarak da, yine Resmi Gazete'de yayınlandığı andan itibaren kesin  netice, hemen süratle 13 kişilik, 4'ü Cumhurbaşkanı tarafından 7'si Parlamento  tarafından olmak üzere 2 de Adalet Bakanı ve müsteşar olmak üzere 13 kişilik  Hakimler Savcılar Kurulu üyelerinin atanması sürecidir. 2019 kasımına kadar  atılacak adım bu konuda.

Ondan sonra 2019 kasımında seçim yapılacak ve yüzde 50  artı 1'i alan kişi bir sandıktan cumhurbaşkanı olarak çıkacak, diğer sandıktan da  milletvekilleri çıkacak ve asıl süreç bundan sonra başlayacak."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündemde erken seçim olmadığını belirterek,  "Tabii ki Türkiye'nin alt yapıda, üst yapıda bu 14-15 yıl içerisinde attığı çok  büyük adımlar var ama yeterli mi? Değil. Eğitimde attığımız adımlar var, sağlıkta  attığımız adımlar var, adalette, emniyette attığımız adımlar var, ulaşımda,  enerjide, gıda, tarımda attığımız adımlar var ama bütün bunlarla beraber sizlerin  de ifade ettiği gibi dış politikada da tabii yeni bir süreç başlayacaktır." dedi.
 
Halk oylamasının ardından dünyanın en ileri gelen ülkelerinin  liderlerinin kendisini arayarak tebrik ettiğini, "Bundan sonraki süreçte beraber  yapılacak çok şeyin olduğunu" dile getirdiğini aktaran Erdoğan, "Nitekim şu anda  yani önümde mayıs ayı sonuna kadar ciddi manada yurt dışı seyahatler var.  

Bunların içerisinde Çin var, bunların içerisinde Hindistan var, bunların  içerisinde Amerika var, bunların içerisinde Rusya var ve bunlar arka arkaya  yapacağım ziyaretlerdir. Ziyaretler, Türkiye'nin özellikle dünyada çok ciddi bir  konuma sahip olan bu ülkelerle ilişkilerini çok daha farklı bir şekilde  gelişmesine vesile olacaktır." değerlendirmesini yaptı.
 
Batı'nın Türkiye'ye yönelik tavrı ile ilgili de değerlendirmelerde  bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Batı'nın bazı ülkeleri gerçekten bize çok, çok çirkin saldırılarda  bulundular ve bütün bu saldırılara rağmen bizler tabii hep sabrettik. AB'nin  müzakereci bir ülkesi olmamıza rağmen, AB üyesi birçoğu, çok çirkin maalesef  adımlar attılar, kapılarını kapattılar. Düşünün yani Türkiye Cumhuriyeti'nin  Dışişleri Bakanı'na uçuş izni vermeyen bir anlayışı biz nereye sığdıracağız,  hangi demokrasinin içerisine sığdıracağız?"
 
Hollanda'nın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan  Kaya'ya yönelik skandal tavrını da hatırlatan Erdoğan, "Bir bayan bakanımı kalkıp  da arabanın içerisine mahkum eden zihniyeti biz demokrasinin neresine  sığdıracağız? Yani bunlara bizim kalkıp da 'Bunlar olumlu, hakikaten iyi niyetle  yapılmıştır' dememiz mümkün mü?" diye konuştu.
 
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının (AGİT) Türkiye'ye gönderdiği  gözlemci heyetine ilişkin değerlendirmesi sırasında, bazı fotoğrafları gösteren  Erdoğan, "Bakın kimlerle Avrupa'daki ülkeler çalışıyor, bunu görme bakımından  bunları ben çok çok önemli görüyorum. Zira AB biliyorsunuz PKK terör örgütünü,  terör örgütleri listesinde kabul etmiştir ve Avrupa'nın mevcut ülkelerinin tamamı  bunu terör örgütü olarak kabul etmiştir." vurgusu yaptı.
 
Almanya, Avusturya, Belçika, İsviçre, İsveç, hatta Fransa'da "Hayır"  kampanlarının yürütüldüğüne işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Şimdi mesela Fransa'da bir seçim var bu hafta. Fransa'daki bu seçimde  çok ilginçtir Türkiye üzerinden hala orada kampanya yapılıyor. Bu çok çirkin bir  şey. Türkiye orada seçime girmiyor ki veyahut da Erdoğan orada seçime girmiyor  ki.

Bizim üzerimizden niçin böyle bir kampanya yapıyorsunuz veya PKK terör  örgütünü niye yanınıza alıyorsunuz? Bakın şu anda şurada göreceğiniz bir kişi  Türkiye'ye AGİT üyesi olarak gelmiş bir kişidir. Bu bir Alman parlamenterdir ve  ilginç olan AGİT üyesi olarak buraya gelen bir kişinin tarafsız ve bağımsız  olması lazım. Yani o buraya bir rapor yazmak için geliyor.

Herhangi bir siyasi  partinin veyahut da terör örgütünün propagandasını yapmak üzere değil ama şimdi  burada bakıyorsunuz, 'Hayır' kampanyasına burada destek vermek üzere orada  çekilmiş resimler. Bakın burada PKK terör örgütünün paçavrasının arkasında  çekilmiş resimler ve bu kişi AGİT'in mensubu olarak Türkiye'ye gönderiliyor."
 
Böyle bir kişi Türkiye'ye gönderildiği zaman AGİT'in tarafsızlığına,  bağımsızlığına inanılamayacağını bildiren Erdoğan, her şeyin ortada olduğuna  dikkati çekti.
 
Erdoğan şöyle devam etti:
 
"Mesela yine Danimarkalı bir milletvekili PKK paçavralarının  dalgalandırıldığı, terör örgütünün başının aynı şekilde posterlerinin olduğu bir  kalabalığa nutuk atıyor. Bu da AGİT üyesi. Şimdi bu insanlar benim ülkeme geldiği  zaman AGİT'in adil davrandığına inanabilir miyim?

AGİT üyelerini seçerken hem  tarafsız hem bağımsız rapor hazırlasınlar diye seçip göndermekle yükümlü. Şimdi  biz bu belgeleri ortaya koyduktan sonra AGİT kendini neye göre savunacak?

Aynı  şekilde burada aynı kişi burada 'Hayır' kampanyasının önünde. Bütün bu ispatların  dışında yine bir başka örnek vereceğim. Bakın bunlar da yine ne yazık ki orada  yapılan çalışmaların bir başka boyutu. Bunların hepsi 'Hayır' kampanyası yapan  PKK terör örgütünün mensupları.
 
Şimdi bunların hepsine Avrupa'da müsaade ederlerken, Türkiye'den benim  bakan arkadaşlarım oraya gittiği zaman bunlara yol vermediler, müsaade etmediler.  Salonları vermediler, verilen salonları sonradan iptal ettiler. Bütün bunlar  yapıldı. Ben tabii bütün bunları gördüğüm zaman ne dedim?

'Bu faşizan bir  baskıdır, bu bir Nazizm baskısıdır' dedim. İsyan ettiler, niye isyan ediyorsunuz?  Siz değil misiniz bizim camilerimizi orada yakan, yıkan. Yönetimin bunlara karşı  bir tedbir alması gerekmez mi? Camilerin duvarlarına gamalı haç işaretlerini  yapanlar onlar.

Böyle elimizde bizim yüzlerce örnek var. Şimdi AB'nin bunlara  karşı tedbir alması gerekmez mi? Benim ülkemde kiliselerin duvarlarına biz  onların hoşlanmayacağı işaretlerin yapılmasına müsaade etsek acaba kendileri bunu  hazmedeler mi? Böyle bir şey olabilir mi?

Biz yani Türkiye'de buna benzer  hareketler olduğu zaman ilk işimiz şu 14-15 yıl içerisinde hemen kiliselere,  manastırlara vesaire sinagoglara tedbir almaktır. İlk önce oraları koruma altına,  güvence altına alırız ki orada herhangi bir şey olmasın diye ama biz aynı şeyi  dost bildiklerimizden görmek isterdik."?
 
Birçok AB üyesi ülkeyle NATO çerçevesinde de Türkiye'nin bir arada  olduğunu belirten Erdoğan, “Biz sizlerle NATO'da beraber olacağız, dost olacağız,  AB'de de müzakereci ülke olacağız. Siz ise bizim burada yapılacak bir seçime  ülkenizden müdahil olmaya gayret edeceksiniz.

Netice ne oldu, başarabildiniz mi?  Başaramadınız. Yine benim milletim, tüm Avrupa'daki vatandaşlarım, halkım,  toplamda AB üyesi ülkelerde yüzde 59 gibi oranda evet demek suretiyle tavrını  ortaya koydu. Yani 'Siz bizi değiştiremeyeceksiniz. Bizim tavrımız bellidir.'  dedi." ifadesini kullandı.
 
Erdoğan, Avrupa'da olayların en şiddetli geçtiği yerler Hollanda ve  Avusturya'da yüzde 70 civarında "Evet" çıktığına dikkati çekerek, "Zorla bu işler  olmaz. Siz insanların iradesine, o milli iradesine müdahil olmaya çalışırsanız  ters teper ve ters tepmiştir." diye konuştu. 

ERDOĞAN TRUMP'LA GÖRÜŞECEĞİ TARİHİ AÇIKLADI

ABD Başkanı Trump ile ne zaman görüşeceğinin sorulması üzerine  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tarih şu anda belirlendi. Zannediyorum 15-16 Mayıs'ta  Çin'e gideceğim. Çin'den oraya geçeceğim. Herhalde 16-17 Mayıs olacak (Trump'la)  görüşme tarihimiz. Yani Çin'den 15'inde ayrılıp, direkt Amerika." dedi.
 
Türkiye ile ABD'nin ikili ekonomik ilişkilerinde ticaret hacmini, 50  milyar dolar seviyesine çıkarmak gerektiğini vurgulayan Erdoğan, ABD ziyaretinin  "Bereketli ve isabetli" olacağını ifade etti.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Eda Erol, Esin Övet'e konuştu: Alişan'ın söyledikleri...
Eda Erol, Esin Övet'e konuştu: Alişan'ın söyledikleri...
Yasmin Erbil pozlarına bir yenisini daha ekledi
Yasmin Erbil pozlarına bir yenisini daha ekledi